Papa'ya suikast iddiasıyla yargılanan Türk iş insanı Hasan Uzun: Gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorum

1 saat önce 9

Hollanda'da gözaltına alındıktan sonra İtalya'ya iade edilen Türk iş insanı Hasan Uzun, hakkında kamuoyuna yansıyan Papa'ya suikast planı ve terör örgütü üyeliği iddialarının somut delillerle desteklenmediğini öne sürdü. Uzun, yargılama sürecinde savunma hakkının kısıtlandığını ve lehine olan delillerin dosyaya dahil edilmediğini iddia etti.

Mesut IŞIK / KOCAELİ (İGFA) - Papa Franciscus'a yönelik suikast planı ve terör örgütü üyeliği iddialarıyla Hollanda'da gözaltına alınarak İtalya'ya iade edilen Türk iş insanı Hasan Uzun, hakkında yürütülen soruşturma ve yargılama sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

AVRUPA'DA SKANDAL YARGI İDDİASI!

Türkiye'de uzun yıllardır kafe işletmeciliği yapan Uzun, Temmuz 2024'te İtalya'nın Trieste kentindeki bir tren istasyonunda terk edilmiş bir valizde silah ve mühimmat bulunmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında İnterpol tarafından Hollanda'da gözaltına alındığını hatırlattı. Kamuoyuna Papa'ya suikast hazırlığı ve terör örgütü bağlantısı iddialarıyla yansıyan süreç sonunda İtalya'ya iade edilen Uzun, aylarca cezaevinde kaldığını, daha sonra ise ev hapsine alındığını söyledi.

Hasan Uzun, kamuoyunda yer alan ağır suçlamalar ile İtalya'da yürütülen yargılamanın kapsamı arasında önemli farklılıklar bulunduğunu öne sürerek, hakkında dile getirilen iddiaların somut delillerle desteklenmediğini savundu.

"LEHİME OLAN DELİLLER TOPLANMADI"

Uzun, soruşturma sürecinde lehine olabilecek delillerin dosyaya dahil edilmediğini iddia etti. Trieste Tren İstasyonu'ndaki güvenlik kameralarının tamamının incelenmediğini öne süren Uzun, valizine başka kişiler tarafından silah yerleştirildiğini gösterdiğini ileri sürdüğü görüntülerin dikkate alınmadığını savundu.

Ele geçirilen silahta kendisine ait parmak izi veya DNA bulunmadığını iddia eden Uzun, bu hususun da yargılama sürecinde yeterince değerlendirilmediğini öne sürdü.

"SAVUNMA HAKKIM İHLAL EDİLDİ"

Hasan Uzun, yargılama sürecinde savunma hakkının da kısıtlandığını ileri sürdü. Avukat görüşmelerinde tercüman desteği sağlanmadığını, anlamadığı belgelerin kendisine imzalatılmak istendiğini ve Hollanda makamlarının iade dosyası ile gerekçeli kararları kendisi ve avukatlarıyla paylaşmadığını iddia etti.

Uzun, bu durumun adil yargılanma hakkı açısından ciddi soru işaretleri oluşturduğunu savundu.

EV HAPSİ KOŞULLARINA DA TEPKİ GÖSTERDİ

Cezaevinden tahliye edilmesinin ardından uygulanan ev hapsi tedbirlerinin yaşamını büyük ölçüde kısıtladığını belirten Uzun, temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi güçlük çektiğini ifade ederek, uygulanan şartların fiilen ikinci bir cezalandırmaya dönüştüğünü öne sürdü.

Yaklaşık iki yıldır devam eden hukuki sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hasan Uzun, tek talebinin tüm delillerin eksiksiz şekilde incelenmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi olduğunu söyledi.

Hakkında kamuoyuna yansıyan ağır suçlamaların hangi somut delillere dayandırıldığının açıklanmasını isteyen Uzun, lehine olduğunu öne sürdüğü delillerin de yargılama sürecinde değerlendirilmesini talep etti.